Prof. Dr. Yusuf Balcı

Prof. Dr. Yusuf Balcı
Yönetim Kurulu Başkanı

112 yıllık mirasımız ve dijital vizyonumuzla, ihracatçımızın sadece bankası değil, stratejik ortağıyız.

Yönetim Kurulu Başkanı’nın Mesajı

Köklü Miras, Güçlü Gelecek

Bankamız için 2025 yılı, yeniden faaliyete geçişin ötesinde; aktif büyüme, kurumsal derinleşme ve sahada güçlenme yılı olmuştur.

Değerli Paydaşlarımız,

Milli sermayeli ilk özel girişim bankası olarak 1913’te 13 Müslüman Türk girişimci tarafından “Adapazarı İslam Ticaret Bankası” adıyla kurulan ve bir döneme damga vuran bankamız, köklü geçmişinden aldığı güçle, Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesine finansal katkı sağlamak ve ihracatçının ana bankası olmak hedefiyle, 2023 yılında yeniden yapılanma sürecine girmiştir. 2024 yılında insan kaynağı yapılanması, teknoloji altyapısı, ana bankacılık sistemi, ürün, süreç, politika ve prosedür altyapısı tamamlanmıştır. 2025 yılı ise Bankamız açısından yeniden faaliyete geçişin ötesinde; aktif büyümenin, kurumsal derinleşmenin ve sahada güçlenmenin somut biçimde hayata geçirildiği bir dönem olmuştur.

Küresel ekonomik sistemin ticaret, göç ve maliye politikalarını kapsayan köklü bir yapısal dönüşümden geçtiği, belirsizliklerin ve fırsatların iç içe olduğu 2025 yılını geride bıraktık. Bu dönem, küresel ölçekte korumacılık eğilimlerinin yeniden güç kazandığı; özellikle ABD’nin yılın başında uygulamaya koyduğu tarife artışlarının uluslararası ticaretin seyrine ilişkin endişeleri artırdığı bir yıl olmuştur. Her ne kadar sonrasında atılan geri adımlar söz konusu etkileri kısmen yumuşatmış olsa da, küresel sistemin istikrarına yönelik belirsizlikler yüksek seviyesini korumuştur.

Risk ve avantaj dengesinin sürekli değiştiği tabloda, ticarete ilişkin belirsizlikler dünya büyümesini baskılarken, yapay zekâ teknolojilerinin verimlilik üzerindeki olumlu etkileri, küresel büyüme adına umut verici gelişmeler olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, belirsizliğin yeni normal olduğu dönemde küresel dayanıklılığın sürdürülebilirliği açısından, yapay zekâdaki hızlı gelişmelerin emek piyasalarını kökten değiştirecek olası etkilerine karşı, dijitalleşmeyi ve kurumsal kapasiteyi güçlendirecek yapısal reformların kritik öneme sahip olduğuna inanıyoruz.

Dünya ekonomisi dönüşüm sürecinden geçerken, ülkemizde ekonomi yönetiminin kararlılıkla uyguladığı sıkı para ve maliye politikalarının sonuçlarını 2025 yılında çok daha net bir şekilde hissettik. Enflasyonun %80’li seviyelerden %30’lara gerilemesi, dezenflasyon sürecinin başarısını teyit eden en somut göstergelerden biri olmuştur.

Büyümenin daha ılımlı ancak kompozisyonunun daha dengeli bir yapıya kavuştuğu bu süreçte, bütçe disiplinini destekleyici harcama kontrolleri ve gelir artırıcı önlemler, maliye politikasının para politikasıyla eşgüdümünü güçlendirmiştir.

2026 yılına girerken, para politikasında beklenen kademeli normalleşme ve faiz indirimlerinin, bankacılık sektörünün net faiz marjına ve reel sektörün finansman maliyetlerine olumlu yansıyacağını öngörüyoruz.

Ekonomide sağlanan istikrar ortamının sürdürülebilir kalkınmaya dönüşmesi ise şüphesiz ihracat odaklı büyüme stratejisinin başarısına bağlıdır. Ülkemizin küresel pazarlarda daha da güçlü bir oyuncu haline gelebilmesi için ihracata, ihracatçımızın ise kendisini anlayan, ihtiyaçlarına uygun çözümler sunan finansal kurumlara ihtiyacı bulunmaktadır. Türk Ticaret Bankası olarak biz de, mevcut ekonomik programla uyumlu biçimde kaynaklarımızı üretim ve ihracat odaklı alanlara yönlendirerek ekonominin arz tarafını güçlendirmeye ve ihracatçının finansmana erişimini kolaylaştırmaya odaklandık. Bu çerçevede, 2025 yılını Bankamız açısından aktif büyüme ve derinleşme yılı olarak değerlendirmekteyiz.

İhracatçının ana bankası olma vizyonumuz doğrultusunda, ülkemiz ihracatının %85’inden fazlasının gerçekleştirildiği lokasyonlarda konumlanmak üzere 2025 yılında 11 yeni şube açtık. Müşterilerimizle birebir temas noktalarımızı artırarak hızlı ve etkin finansman çözümlerimizle sahada yanlarında olduk.

İnsani dokunuşla büyüyen bankacılık

Yalın, hızlı ve dijital bankacılık hedefimizle teknolojiyi iş süreçlerimizin merkezine koyarken; İhracat Akademisi ve saha buluşmalarıyla insani dokunuşu asla ihmal etmiyoruz.

Yıl boyunca İhracat Akademisi ve Sektör Buluşmaları aracılığıyla sahadaki varlığımızı güçlendirirken, ihracat finansmanı, TCMB reeskont kredileri ve Eximbank kaynaklı kredilerle ihracatçımıza güçlü bir destek sunduk. Ana ortağımız İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) ile tamamladığımız sistem entegrasyonu ve Bankamıza özel olarak kurgulanan kefalet programları sayesinde, teminat yaratma sorununa kalıcı çözümler ürettik.

Finansal ürünlerin yanı sıra hizmet kalitesinde de “yalın, hızlı ve dijital” anlayışıyla hareket ederek Şubat 2025’te Dijital Bankacılık Platformumuzu müşterilerimizin hizmetine sunduk. Bu kapsamda, bireysel ve kurumsal müşterilerimiz için internet ve mobil bankacılık kanallarını devreye alarak; dijital ve fiziksel hizmetleri bir araya getiren “fijital” bankacılık yaklaşımıyla, uzaktan müşteri edinimi süreçlerini başlattık.

Teknolojik altyapımızı güçlendirirken kurumsal yönetim standartlarımızı da en üst seviyeye taşıdık. Finansal şeffaflığı ve bütçe disiplinini artırmak amacıyla Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) dijital platformumuzu hayata geçirerek; finans, insan kaynakları ve tedarik süreçlerimizi entegre ettik ve veriye dayalı karar alma mekanizmalarımızı güçlendirdik. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz iki Genel Kurul toplantısı ve tamamlanan sermaye artışımız ile 2026’da da sürdürülebilir büyümenin ana aktörü olan ihracatçımızın yanında güçlü bir şekilde durmaya devam edeceğiz.

Bu güvenle karşıladığımız 2026 yılı, dijital ürün çeşitliliğimizi artıracağımız, ihracat başta olmak üzere dış ticaret ürünlerinin finansmanından ödeme ve tahsilat sistemlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunacağımız bir atılım yılı olacaktır.

Bilgi teknolojileri alanında yerinde Ar-Ge faaliyetlerini başlatarak, yapay zekâ ve otomasyonu iş süreçlerimizin merkezine yerleştirmeyi hedefliyoruz. Bilgi güvenliği tarafında ise siber tehditlere karşı en üst düzeyde korunaklı mimariyi sürdürmeye kararlıyız.

Müşterimizi yalnızca finansman talep eden bir paydaş olarak değil, iş modelini ve pazar dinamiklerini yakından tanıdığımız uzun vadeli bir çözüm ortağı olarak konumlandırıyoruz. Her bir ihracatçımızın sektörüne, ölçeğine ve nakit akışına özel tasarladığımız esnek ürün ve hizmet yapımızla, sahada ihtiyaç duyduğu hız ve güveni birlikte sunuyoruz.

Küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin üretim ve ihracat gücüne inanan Türk Ticaret Bankası, 112 yıllık köklü geçmişinden aldığı güçle geleceği inşa etmeye devam edecektir. Bu yolculukta emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, bize güvenen müşterilerimize ve desteklerini esirgemeyen ortaklarımıza, tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunarım.

Saygılarımla,

Prof. Dr. Yusuf Balcı
Yönetim Kurulu Başkanı